Ders 21-6, Can & Be Able to Konu Anlatımı / Can & Be Able to

Önceki derslerde '' Can '' i işlemiştik. Bu yayında '' Can '' ile benzer anlama sahip '' Be able to ''yu inceleyeceğiz. Tabiri caizse bu iki yapı kardeştir diyebiliriz. Birbirlerine son derece benzemekle beraber aralarında bazı farklar da vardır. 





Konu anlatımına geçmeden önce bir noktayı açıklığa kavuşturalım. ''
Be able to '' yapısında dikkat edilmesi gereken nokta '' Be '' nin cümle içinde '' Be '' olarak yazılmadığıdır. Öznesine göre '' am, is , are '' yazılır. Yani cümle içinde  '' Be able to '' olarak değil ; '' am,is,are able to '' şeklinde yazılır. Genel tablomuzun ardından karşılaştırmalı  incelememize geçelim arkadaşlar.





















Yukarıdaki tabloyu yorumlayacak olursak '' Can '' ile '' Be able to '' nun aynı anlama geldiği görürüz.           '' Can '' in tüm öznelerde çekimi aynıdır. Ancak '' Be able to '' yapısında '' be '' öznesine göre

'' am able to / is able to  / are able to '' olarak yazılır.

1) Bu iki yapı yeteneklerimizi ve gücümüzün yettiği işleri ifade ederken kullanılır. İkisinin de anlamı '' -e /a bilmek '' tir.

You can run fast. = You are able to run fast.  / Sen hızlı koşabilirsin.
I can solve this problem. = I am able to solve this problem. / Bu problemi çözebilirim.

Görüldüğü gibi örnek cümlelerin arasında anlamsal bir fark yoktur.


2 ) Olumsuz cümlelerde '' Can '' için '' Can't '' , '' Be able to '' için ise '' am not / isn't / aren't able to '' yazılır.

I can't swim. = I am not able to swim. / Ben yüzemem.
He can't speak French. = He isn't able to speak French. / O Fransızca konuşamaz.
You can't pass the exam. = You aren't able to pass the exam. / Sen sınavı geçemezsin.


3) Zaman olarak '' Can '' sadece Geniş ve Şimdiki Zamanda kullanılır. Bu iki zamandan ayrı olarak '' Can '' Geçmiş Zamanda  '' Could '' olarak kullanılır. Yani;

Can --- Geniş Zaman, Şimdiki Zaman
Could ---Geçmiş Zaman

I can help you. / Sana yardım edebilirim. ( Zaman olarak şuanı, şimdiyi ifade eder. )
I could help you. / Sana yardım edebilirdim. ( Zaman olarak geçmişi ifade eder. )

You can climb a tree. / Sen ağaca tırmanabilirsin. ( Zaman olarak şuanı, şimdiyi ifade eder. )
You could climb a tree. / Sen ağaca tırmanabilirdin. ( Zaman olarak geçmişi ifade eder. )

He can lend me some money. / Bana biraz borç verebilir. ( Zaman olarak şuanı, şimdiyi ifade eder. )
He could lend me some money. / Bana biraz borç verebilirdi. ( Zaman olarak geçmişi ifade eder. )

We can find another job. / Başka bir iş bulabiliriz.( Zaman olarak şuanı, şimdiyi ifade eder. )
We could find another job. / Başka bir iş bulabilirdik.( Zaman olarak geçmişi ifade eder. )

Yukarıda '' Could '' ile yazılan örnek cümlelerde anlam Geçmiş Zamandadır. Ancak günlük ve pratik kullanımda '' Could '' Geçmiş Zaman anlamından daha çok rica, istek ve talep anlamında Geniş Zamanda kullanılır. Dolayısıyla yukarıda yazılan '' Could '' lu cümleler için doğrudan Geçmiş Zamandır demek pek doğru olmaz. Bu şekilde kullanımla pek karşılaşmazsınız. Akla gelen ilk anlamı dediğim gibi rica, istek olacaktır. Fakat tabiki '' Could ''un Geçmiş Zaman anlamında kullanımları vardır. Bunun için '' When '' gibi anlamı doğrudan '' Geçmiş Zamana  bağlayan bir öğe kullanılırsa daha net olur. Örnekleri inceleyelim.

I couldn't sleep alone when I was a child. / Çocukken yalnız uyuyamazdım.
He couldn't write and read when he was four. / Dört yaşındayken yazamaz ve okuyamazdı.
My brother could run fast when he was seven. / Erkek kardeşim yedi yaşındayken hızlı koşabilirdi.

Yukarıdaki cümlelerde '' Could '', '' Can '' in Geçmiş Zaman formunda kullanılmıştır. Buradaki anlamı doğrudan Geçmiş Zamandır.


4) '' Be able to '' nun Geçmiş Zaman hali '' was / were able to '' dur. Önceki yayınlarda bahsedilen '' Was / were ''  konu anlatımına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Olumsuz yapı olara ise '' Wasn't / weren't able to '' olarak  ifade edilir.

I was able to write and read when I was four. / Dört yaşındayken okuyup yazabilirdim.
You were able to read 100 words in a minute. / Dakikada 100 kelime okuyabilirdin.
He wasn't able to speak until nine. / Dokuz yaşına kadar konuşamıyordu.


5) Zaman olarak '' Can '' in Geniş, Şimdiki ve Geçmiş Zamanda kullanıldığından madde 3'te bahsetmiştim. '' Be able to '' , '' Can '' den farklı olarak daha fazla zamanda çekimlenebilir. Yani '' Be able to '' nun kullanabileceği zamanlar daha fazladır.

You are able to play the piano.( Present Simple )
You were able to play the piano before the accident. ( Simple Past Tense )
You have been able to play the piano since your childhood. ( Perfect Tense )
You will be able to play the piano after getting degree.( Future Tense )
You should be able to play the piano as you have got training. ( Should / Modal )
You had been able to play the piano before breaking his fingers. ( Past Perfect )


6) Önceki maddelerde ( Madde 3-4 ) '' Can '' ve '' Be able to '' nun Geçmiş Zaman hallerinin  '' Could '' ve '' Was / were able to '' olduğunu belirtmiştik. Geniş ve Şimdiki Zaman anlamlarında aralarında fark olmadığını da yazmıştım. Ancak aynı durum Geçmiş Zaman halleri için pek geçerli değil. Aynı anlama geldikleri durumlar olduğu gibi farklı anlamlara geldikleri durumlar da vardır. Aşağıdaki cümleleri incelersek ne demek istediğim net bir şekilde anlaşılacaktır.

I could swim when I was five.=  I was able to swim when I was five.
You could lift heavy things before surgery. = You were able to lift heavy things before surgery.

Ancak '' geçmişte zor bir durumun üstesinden gelme '' anlamında '' was / were able to '' kullanılır.  '' Could '' bu anlamda kullanılmaz.

You were injured, but you were able to go out for help. / Yaralıydın, ancak yardım çağırmak için dışarı çıkabildi.

He lost everything he had, but he was able to become rich again. / Sahip olduğu her şeyi kaybetti, fakat tekrar zengin olmayı başarabildi.

Yukarıdaki cümlelerde görüldüğü gibi geçmişte zor bir durumdan kurtulma anlamında '' was / were able to '' kullanılmıştır.Bu durum sadece geçmişte meydana gelen bu tarz olayları olumlu cümle ile ifade ederken geçerlidir. Söz konusu olumsuz cümleler olduğunda ise '' Couldn' t '' ve '' Was / were able to '' arasında anlamsal ve kullanımsal hiç bir fark yoktur. Aynı cümleleri olumsuz yapıda yazarsak;

You were injured, so you couldn't / weren't able to go out for help. / Yaralıydın , dolayısıyla yardım çağırmak için dışarı çıkamazdın.

He lost everything he had, so he couldn't / wasn't able to become rich again. / Sahip olduğu her şeyi kaybetti. Dolayısıyla tekrardan zengin olamazdı.


7 ) '' Was / were  able to '' ile aynı anlama gelen diğer yapılar ise '' Managed to '' ve '' Succeeded in.....ing '' dir.

I was able to pass the exam.
I managed to pass the exam.
I succeeded in passing the exam.
 
Üç cümlenin anlamı da '' Sınavı geçmeyi başardım / başarabildim '' dir.

He was able to use a computer when he was five.
He managed to use a computer when he was five.
He succeeded using a computer when he was five.

Yine yukarıdaki üç cümlenin anlamı '' Beş yaşındayken bilgisayar kullanabilirdi / kullandı '' dır.


8 ) '' Could ''un izin ifade eden durumları ile aynı anlama sahip bir diğer yapı '' Was / were allowed to '' dur. Yani geçmişte izin belirten bir durum olduğu zaman bu yapıyı da kullanabiliriz.

I had an accident yesterday. I could arrive at home after getting medical attention.
I had an accident yesterday. I was allowed to arrive at home after getting medical attention.


9) '' Could '' ve '' Was / were able to '' geçmişteki yeteneklerimizi ya da yapabildiğimiz işlerden bahsederken aynı anlama sahiptir. Ancak bazı fiiller her ne kadar yetenek, beceri ifade etse '' Could '' ile kullanılır. Bu  fiilerle '' Was / were able to '' kullanılmaz. Genel olarak '' koklamak, hissetmek, görmek, işitmek ve düşünmek '' fiilleri bu kapsamdadır.


I could feel something when I saw her. / Onu gördüğümde bazı şeyleri hissedebiliyordum.
He could see what was going on. / Neler olduğunu görebiliyordu.
As I came home, I could smell the gas. / Eve gelir gelmez, kokuyu alabildim.

Evet arkadaşlar, buraya kadar '' Can '' ve '' Be able to '' nun tüm kullanımlarını ( Geçmiş Zaman dahil ) ele almaya çalıştım. Umarım açıkta kalan, bahsetmediğim bir nokta yoktur. Çok daha özel kullanımlar her zaman olduğu gibi mevcut. Ancak bu noktalara ilerleyen zamanlarda değineceğim inşallah. Umarım dil gelişiminize katkıda bulunabilmişimdir. Son olarak ise bir video ile kapanışı yapıyoruz. Keyifli seyirler...

İndirme linki : http://www.slideshare.net/alikemal28/can-be-able-to-konu-anlatm



15 yorum:

  1. ANLATIM SÜPER......ELİNİZE SAĞLIK...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim. Umarım sizin için faydalı olmuştur...

    YanıtlaSil
  3. emin olun çok faydalı oluyor...teşekkürler...

    YanıtlaSil
  4. Ayrıca yorumlarımızı cevapsız bırakmadığınız için de teşekkürler...

    YanıtlaSil
  5. Rica ederim ne demek. Sizin yorumlarınız iyi şeyler yaptığım kanaatine varmamı sağlıyor..

    YanıtlaSil
  6. "En mükemmel insan, başkalarına en çok yararı dokunan insandır."(Hz.Muhammed) hakikaten yaptığınız başarılı işlerden görüyorum ki insanlara çok yararınız dokunmuş(dokunmaya da devam ediyor)....ve insanlar tarafından bence çok sevilen bir insansınız.....

    YanıtlaSil
  7. Beni yukarıdaki hadise layık gördüğünüz için teşekkür ederim.Allah razı olsun..

    YanıtlaSil
  8. CÜMLEMİZDEN....

    YanıtlaSil
  9. Hocam siz sadece bu sözlere değil,dünyada var olan tüm güzelliklere layıksınız...

    YanıtlaSil
  10. Estafurullah..Teşekkür ederim Melda.

    YanıtlaSil
  11. Rica ederim hocam...Sizin bu güzel başarılarınızı dile getirmek benim için adeta bir onurdur...

    YanıtlaSil
  12. tesekkürler açık ve güzel bir anlatımdı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ve teşekkür ederim. Saygılarımla...

      Sil
  13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil